Çıralı 'nın Olimpos 'la birlikte anılmasının nedenlerinden birisi kumsallarının birbirine yakın olması ise de, kanımızca asıl neden, Yunan Mitolojisine başlı başına bir efsane kazandıran Yanartaş 'ın Çıralı 'ya yakın olması ve Çıralı 'nın adını Yanartaş 'dan almasıdır. Yanartaş adı verilen, sürekli yanan doğal gaz çıkışları Çıralı 'yı kuzeybatıdan çeviren ofiyolitik kayaçlar içerisinde yer almaktadır.

 

Ateşin kaynağı doğal gaz kaynağının çatlaklardan sızmasımı yoksa antik çağlardaki ejderhaların püskürttüğü alevlerdenmi sorusunu takmadan bu ateşi farklı amaçlarla kullananlar olsada Olympos’a bir saatlik mesefedeki yanartaşın mitolojik öyküsü şöyledir:

Yunanistan’a bağlı Argos’ta, Bellerophontes adlı tanrısal güzellikte bir delikanlı yaşarmış. Uçan at Pegasos’a sahip olmayı çok istediğinden dağ bayır damadan günlerce Pegasos’un peşinden koşturmuş ama muvaffak olamamış. Birgün tanrılar rüyasında uçan
ata nasıl sahip olabileceğini bildirmişler. O da tanrıların istediği şekilde atın su içtiği bir anda kendine verilen altın gemle ata sahip olmayı başarmıştır. Ancak Bellerophontes birgün yanlışlıkla birisini öldürür. Bundan
dolayı Argos’tan ayrılıp Tiryns kralı Proitos’un sarayına sığınır. Kraliçe bu yakışıklı gence çok geçmeden aşık olur. Onunla sevişmek ister. Fakat Bellerophontes konuk olduğu evin sahibine saygısızlık etmek istemez ve kraliçenin arzusunu geri çevirir.
Kraliçe de kocasına yalan söyleyerek gencin kendisinin zorla koynuna girmek istediğini ileri sürerek ondan intikam almak ister. Kral öfkelenir ise de konuğunu öldürmek istemez ve onu öldürtmek için kayınbabası olan Lykia kralına bir mektupla birlikte gönderir.
Bellerophontes Lykia’ya ulaşır. Kral onu Xanthos nehri yakınında karşılar ve dokuz gün misafir eder. Dokuzuncu günde damadının gönderdiği mektubu alır ve öldürülmesi gerektiğini anlar. Ancak o da öldüremez ve Khimaira’nın öldürmesini ister. Böylece ondan
kurtulmayı düşünmüştür. Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır. Bellerophontes tanrıların isteği ve kanatlı atı Pegasos sayesinde Khimaira’yı yere serer. Kral, Bellerophonhes’e daha birçok zor
işler vermişse de o hepsinin hakkından gelmiştir. Bunun üzerine kral onun tanrı soyundan geldiğine inanarak ona birçok armağanlar verir ve kızıyla evlendirir. Bellerophontes Poseidon soyundan gelmektedir. Bu evlilikten üç çocuğu olur,
bunlardan kızı Laodameia, Zeus ile sevişir ve bu sevişmeden Sarpedon doğar. Sarpedon büyüyünce Lykia kralı olur. Troya savaşına katılır.
 
Ben ta uzaklardan geldim yardıma
Anaforlu Xanthos’tan geldim, uzak
Lykia’dan…..
diyerek savaşta geri kalanlara çıkışır ve birçok kahramanlık
gösterdikten sonra Akhilleus’un silahlarıyla savaşan Patroklos
tarafından öldürülür. Son nefesini verirken de vazifesini
Glaukos’a devrederek ölür. Zeus oğlunun ölüsünü Lykia’ya götürmesi
için Apollon’a emir verir.
İşte böylece yer altı yaratıklarından Typhon ile Ekhidna’nın
birleşmesinden doğan Khimaira, bugün Çıralı ve Yanartaş denilen
Olympos’tan görülen dağda yaşarmış. Belerophontes’in uçan atı
Pegasos’a binerek öldürdüğü Khimaira son nefesini verirken bile
ağzından alevler çıkıyormuş. Bugün tabii gazların kayalar arasından

çıkıp yanması işte bu efsane ile birleştirilir.

 

Khimaira 'nın bulunduğu yer Lykia 'da Olympos (bugün Çıralı) kentinin arkasındaki Yanartaş diye gösterilir. Burada ilkçağda olduğu gibi bugün de dağdan doğal gazlar fışkırır ve bunlar kendiliğinden ya da bir kibritle tutuşturulup hiç durmadan yanar. Öyle ki dağda yer yer yanan ateş denizden bile gözüküp gemicilere kılavuz olurmuş. İlkçağ yazarları da Khimaira ateşini bilir, ne var ki yeri üstünde tam bir uygunluk yoktur anlattıklarında, Plinius 'a göre, "mons Chimaera" Phaselis 'e yakındır,Skylax 'ın açıklaması gerçeğe daha uygundur "Dionysias Adası, Siderus Limanı ve Burnu; bunun üstünde, dağda Hephaistos Mabedi ve topraktan kendiliğinden fışkıran büyük alev bulunmaktadır ki, hiçbir zaman sönmemektedir. Her iki yazar da doğal ateşin fışkırdığı yerde Hephaistos 'a bir tapınak bulunduğunu söylemektedirler. Gerçekten de bugün orada yapı kalıntıları ve Hıristiyanlık çağına kadar uzanan bir tapınak yeri olduğunu gösteren yazıtlar bulunmaktadır."

 

Görüldüğü gibi Yanartaş Khimaira Efsanesinin yanı sıra Belferophontes Efsanesine de konu olmuştur.

 

Yanartaş, Yanar Dere Vadisinin güney yamacında, serpantinitler içerisinde üç ayrı lokaliteden çıkarak yanan doğal gaza yöre halkının verdiği isimdir. Gaz çıkış lokalitelerinden en çok ziyaret edileni Yanartaş 2 olarak gösterilendir. Burada, mevsimlik akan Yanar Dere Vadisi 'nin batı yakasında, yamacın deniz seviyesinden 165 m. yüksekliğindeki noktasından başlayarak 180 metreye kadar yükselen 80 metre uzunluğundaki meyilli yüzeyi üzerinde dört ayrı seviyede sürekli yanan gaz çıkışları bulunmaktadır. Ziyaretimiz sırasında en üstte yanar vaziyette iki ocak, 30 metre aşağısında üç ocak, 18 m. aşağısında vadiye dik bir çizgi üzerinde oniki ocak ve onun yaklaşık 30 m. aşağısında iki ocak daha olmak üzere toplam ondokuz adet yanar vaziyette doğalgaz çıkışı sayılmıştır. En aşağıdaki ocakların altında büyük bir kilise yıkıntısı bulunmaktadır. Henüz kazı yapılmayan kilisenin erken Bizans dönemine (olasılıkla M.S. 6. yy) ait olduğu ve ilkçağda burada bulunan Hephaistos 'a (Hephaistos: Yunan Mitolojisi 'nde, Zeus ile Hera 'nın oğlu olup her türlü madeni işleyip olağanüstü güzellikte eserler yaratabilen bir tanrıdır (Azra Erhat: Mitoloji Sözlüğü).) adanan tapınağın kalıntıları üzerine yapıldığını düşünüyoruz. Kilisede kazı yapıldığı taktirde büyük bir olasılıkla altta adı geçen tapınağın temellerine ulaşılacaktır.

Khimaira 'nın mitolojideki tarifine uygun çizimi. Keçi ve yılan Çıralı 'nın çevresini kuşatan Toros Dağlarında bol bulunan hayvanlar olup ateşin çıktığı yeri, arslan ise ateşin gücünü temsil etmektedir...

Birinci Yanartaş 'ın kuş uçumu 525 m. Kuzey batısında, Çatal Tepe 'nin doğusundaki belin hemen altında deniz seviyesinden 335 m. yükseklikte ikinci Yanartaş (birincisinden 155 m. daha yüksekte) mevkii yer alır. Burada yedişerlik iki sıra halinde 14 ocaktan doğal gaz çıkışı olmaktadır. Bu kesimin yaklaşık 30 m. aşağısında yan yana üç tane yanar durumda gaz çıkışı daha bulunmaktadır.

 

İkinci Yanartaş Çıralı Havzası 'nın doruk seviyesinde yer aldığı için bu noktadan gerek Çıralı Ovası gerekse Tahtalı Dağları panoramik bir şekilde görülebilmektedir. Bu nedenle çok iyi bir seyir yeridir. Ancak buraya Çıralı tarafından ulaşmak bir hayli zahmetlidir. Birinci Yanartaş 'la, İkinci Yanartaş arasındaki sarp yamaç zorluğu nedeniyle yerli ve yabancı turistler genellikle Birinci Yanartaşı  Çıralı tarafından gelerek ziyaret etmekte ve ikinci Yanartaş 'a çıkmadan geri dönmektedir. İkinci Yanartaşı ziyaret edenler ise genellikle batıdaki, Ulupınar - Karadere Vadi yamaçlarını izleyen patikayı kullanarak gelmektedir. Bu patikanın ayrıntılı anlatımı "Ulupınar Bağlantılı Yanartaş Patikası" bölümünde sunulmuştur. Bu bölümde Birinci Yanartaş 'a Çıralı tarafından gelen yola ilişkin açıklama verilmektedir. Yanartaş 'a gitmek isteyen turistler Olimpos ya da Çıralı 'dan minibüslerle Çıralı Ovası 'nın batısını takip eden yoldan Yanar Boğazı denilen yere gelmekte buradan itibaren yayan olarak yaklaşık 1400 m. uzunluğundaki bir patikada 140 metre tırmanarak (%10 eğim) Yanartaş 'a  ulaşmaktadırlar.